Makale Detay

TAKSİRLE ÖLDÜRME SUÇU BAKIMINDAN YARGITAY 12. CEZA DAİRESİNİN DÜZELTİLEREK ONAMA KARARI

12. Ceza Dairesi         2020/11809 E.  ,  2024/4665 K.


"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/1050 Esas, 2016/462 Karar
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6.maddeleri uyarınca 4 yıl 1 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 2 yıl süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii temyiz isteminin; ölen motosiklet sürücüsünün sanığın şeridine girdiği ve bu kaydırma nedeniyle sanığın kusurunun bulunmadığı, sanığın alkol oranı kazanın oluşumuna etkili olmadığından bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması hatalı olduğuna ve sanığa alt sınırdan uzaklaşılarak fazla ceza verildiğine ilişkindir. Ölen motosiklet sürücüsünün sanığın şeridine girdiği ve bu kaydırma nedeniyle sanığın kusurunun bulunmadığı, sanığın alkol oranı kazanın oluşumuna etkili olmadığından bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması hatalı olduğuna ve sanığa alt sınırdan uzaklaşılarak fazla ceza verildiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 08.08.2015 günü saat 07:40 sıralarında gündüz vakti, havanın açık, yol yüzeyinin kuru, meskun mahal sınırları içerisind, yolun bölünmüş yol olduğu ve mahallin ışık kontrollü kavşak olduğu, sanık sürücü ...’nın kazadan sonra saat 11:16 da yapılan ölçümde kaza anında 1,18 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, sanığın kaza anında 1,72 promilli vaziyette sevk ve idaresindeki 09 RB 072 plaka sayılı otomobil ile Devlet Karayolu üzerinde Denizli istikametinden Nazilli istikametine doğru seyir halinde iken Savcıllı ışıklı kavşağını geçtiği esnada aynı istikamette önünde seyir halinde bulunan ölen sürücü ... ‘un sevk ve idaresindeki 09 ZG 363 plaka sayılı motosiklete arkadan çarpması sonucu motosiklet sürücüsünün ölümüyle sonuçlanan trafik kazası meydana gelmesinde, kaza tespit tutanağında; 2918 sayılı KTK'nın 52/1-a, 56/c, 48/5. maddeleri uyarınca asli kusurlu olduğu, motosiklet sürücüsünün kusursuz olduğunun belirlendiği, mahkemece keşfe binaen alınan 31.12.2015 tarihli bilirkişi raporunda; sanık sürücü ...'nın arkadan çarpma, aracının hızını kavşaklara yaklaşırken azaltmama, önünden giden araçları güvenli ve yeterli bir mesafeden izlememe ve alkollü olarak araç kullanmak suretiyle 1.derecede asli kusurlu olduğu, motosiklet sürücüsünün kusursuz olduğunun belirlendiği, 02.03.2016 tarihli İstanbul Trafik İhtisas Dairesinden alınan adli raporunda; sanık sürücü ...'nın yönetimindeki otomobil ile seyrini meskun mahal şartlarına göre ayarlamadığı, gündüz vakti sağ şeridi takiben seyreden motosikletliye arkadan çarptığı olayda dikkatsiz ve özensiz davrandığından asli kusurlu olduğu, motosiklet sürücüsünün kusursuz olduğu mütalaa edilmiş, Yerel mahkemece dosya kapsamında alınan tüm raporlar ile adli tıp kurumundan alınan rapor birlikte değerlendirilerek sanığın meydana gelen trafik kazasında tam kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

A2 ile E ehliyete sahip sanığın idaresindeki otomobil ile kazaya sebebiyet vermesine rağmen yalnızca bu tip araçların kullanımına izin veren “E” sınıfı ehliyet belgesinin TCK'nın 53/6 maddesi gereğince geçici olarak geri alınmasına karar verilmesi gerekirken, aynı zamanda “A2” sınıfı ehliyetinin de geri alınmasına karar verilmesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Nazilli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının 6 numaralı paragrafına ''27.10.2008 tarih ve 3766 sayılı E sınıfı sürücü belgesinin'' ibaresinin eklenmek suretiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak,
oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.09.2024 tarihinde karar verildi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Antalya ceza avukatı olarak hizmet veren Gülçek Hukuk Bürosu bu tür davalarda sizlere danışmanlık hizmeti vermektedir.

Antalya ceza avukat ihtiyacınız için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Gülçek Hukuk Antalya Avukatlık Bürosu

Bu kararı google profilimizde görmek ve Antalya Avukat konusunda google profilimizi incelemek için tıklayınız.