Makale Detay

TAKSİRLE ÖLDÜRME SUÇU BAKIMINDAN YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ DÜZELTEREK ONAMA KARARI

12. Ceza Dairesi         2020/10916 E.  ,  2024/3596 K.


"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/813 E., 2016/374 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62,53/1-2-3 ve 53/6. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve 1 yıl süreyle ehliyetine el konulmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzeltilerek onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebebi; Lehe hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 29.07.2015 günü saat 21.10 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki araç ile meskun mahal dışı, 90 km/s hız sınırının bulunduğu, aydınlatmanın mevcut olmadığı, iki yönlü, 7 metre genişliğindeki, düz ve eğimsiz yolda seyir halindeyken, istikametine göre sağ banket içerisinde yürümekte olan yaya ...'a çarpması neticesinde yaya ...'ın öldüğü olayda, hükme esas alınan kaza tespit tutanağı, keşfe binaen tanzim edilen 20.02.2016 tarihli bilirkişi raporu ile Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen 30.03.2016 tarihli raporda; ölen yayanın kural gereği her iki tarafında banket bulunan ve kullanılabilir durumda olan yollarda kendi gidiş yönüne göre sol bankette yürümesi gerekirken bunu yapmayıp, sırtı gelen araç trafiğine dönük olarak can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde sağ banket üzerinde yürümesi nedeniyle tali kusurlu olduğu, sanığın ise sevk ve idaresindeki kamyonet ile gece vakti yerleşim yeri dışında aydınlatması olmayan yerde seyir halinde iken olay yerine geldiğinde yola gereken dikkatini vermemesi, şerit izleme kurallarına riayet etmemesi ve mahal şartlarında far ışığı altındaki görüşüne uygun şekilde seyretmeyip yol içerisinde tutma becerisi göstermemesi asli kusurlu olduğu belirtildiği anlaşılmakla, mahkemece sanığın üzerine atılı bulunan taksirle öldürme suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, ancak;

1.CMK'nın ''Hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar'' başlıklı 230.maddesinin 1-d bendinde; cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adlî para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanakların gerekçede gösterilmesi gerektiği düzenlemesine yer verilmiş; yine Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 27.09.2018 tarihli ve 2015/4-1163 Esas-2018/382 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; hüküm bölümünde CMK'nın 230. ve 232. maddeleri uyarınca cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezası veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına ya da bu hususlara ilişkin taleplerin kabul veya reddine ait dayanakların açıkça gösterilmesi zorunluluğu bulunmakta olup; dosya içeriğine göre, lehe hükümler istemi bulunan ve suç tarihi itibariyle 65 yaşını bitirdiği anlaşılan sanık hakkında hapis cezasının ertelenmesinin düzenlendiği TCK'nın 51. maddesi hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağın karar yerinde tartışılmadan hüküm kurulması suretiyle CMK'nın 230/1-d maddesine aykırı davranılması,

2.Taksirli suçlarda TCK'nın 53/1-2-3 maddelerinde düzenlenen hak yoksunluklarının sanık hakkında uygulanamayacağının gözetilmemesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Antalya 20. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.07.2024 tarihinde karar verildi.

 

 

 

 

 

 

Antalya avukatı Hilmi Burak Gülçek bu tür davalarda Antalya' da avukatlık hizmeti vermektedir.

Antalya avukat ihtiyacınız için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Bu kararı google profilimizde görmek ve Antalya avukat hizmeti ile ilgili google yorumlarımızı okumak için tıklayınız.

Antalya Avukatık Bürosu

Gülçek Hukuk