TAKSİRLE ÖLDÜRME SUÇU BAKIMINDAN YARGITAY KARARI
12. Ceza Dairesi 2020/10453 E. , 2024/3799 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/181 E., 2016/94 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Beraat, Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık ..., sanık ... ile katılan sanık ... hakkında kurulan hükmün; katılanlar vekili, sanık ... müdafii ile katılan sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, CMK'nın 223/2-c.maddesi gereğince beraatine, sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62 ve 53/6. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 2 yıl süreyle ehliyetinin geri alınmasına, katılan sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1,62,53/6 ve 63.maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 2 yıl süreyle ehliyetinin geri alınmasına ve mahsubuna karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanık ... hakkında verilen beraat kararı usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir
B.Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ile karar verildiğine, illiyet bağının olmadığına, sanığın kusurunun bulunmadığına ilişkindir.
C.Katılan sanık ... müdafinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ile karar verildiğine, kusur durumunun hatalı olduğuna ve re'sen gözetilecek sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 15.05.2015 günü saat 22.15 sıralarında sanık ...'ın sevk ve idaresindeki yolcu otobüsü ile meskun mahal içi, orta refüjle bölünmüş, 50 km/s hız sınırı ile aydınlatmanın bulunduğu, iki şeritli, düz ve eğimsiz asfalt yolda seyir halindeyken, yolcu indirmek ve bindirmek için otobüs durağında durmasına müteakip yeniden harekete geçerek sola manevra yaptığı sırada, sol arkasından gelen sanık ...'nin idaresindeki otomobilin, otobüse çarpmamak için fren tedbirine başvurarak durduğu sırada otomobilin arkasında seyir halinde olan katılan sanık ...'in idaresindeki motosikletin, otomobile arkadan çarpması ve çarpma sonucu motosiklette yolcu olarak bulunan ...'un fırlayarak, yolcu otobüsünün sol arka tekerleği önüne düşmesi ve otobüsün yola düşen ...'un üzerinden geçmesi ...'un öldüğü, katılan sanık ...'in ise basit tıbbi müdahale ile iyileşebilecek şekilde yaralandığı olayda, hükme esas alınan Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen 23.11.2015 tarihli raporda; sanık ...'nin meydana gelen olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığı, sanık ...'in yolcusuyla birlikte kasksız vaziyette trafiğe çıkması ile önünde aynı yöne seyretmekte olan otomobil ile arasında yeterli takip mesafesi bırakmamış olması sebebiyle asli kusurlu olduğu, sanık ...'ın ise sola manevrasına başlamadan önce yolu etkin biçimde kontrol etmemesi sebebiyle asli kusurlu olduğu belirtildiği anlaşılmakla, mahkemece sanık ... ve katılan sanık ...'in üzerine atılı bulunan taksirle öldürme suçundan mahkûmiyetlerine, sanık ...'nin ise üzerine atılı bulunan taksirle öldürme suçundan beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
A.Sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Sanık ... hakkında verilen beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suç açısından taksirinin bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C.Katılan sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, katılan sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilirken, sanığa ait sürücü belgesinin sınıfının belirtilmesi ve kazaya karışan aracı sürme yetkisi veren sınıf ile sınırlı olarak sürücü belgesinin geri alınması gerekirken, sanığın, A2 ve B sınıfı ehliyetinin bulunması ve yargılamaya konu trafik kazasını yönetimindeki motosiklet ile yapması nedeniyle motosiklet kullanacaklara verilen A2 sınıfı ile sınırlı olarak sanığın sürücü belgesinin geri alınması yerine 5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesinin amacına aykırı şekilde sanığa ait sürücü belgesinin sınıfı belirtilmeden geri alınmasına karar verilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan sanık müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin bölümünde yer alan "sürücü belgesinin" ibarelerinin "(A2) sınıfı sürücü belgesinin" ibareleri ile değiştirilmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.07.2024 tarihinde karar verildi.
Antalya avukatı Hilmi Burak Gülçek bu tür davalarda Antalya' da avukatlık hizmeti vermektedir.
Antalya avukat ihtiyacınız için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Bu kararı google profilimizde görmek ve Antalya avukat hizmeti ile ilgili google yorumlarımızı okumak için tıklayınız.
Antalya Avukatık Bürosu
Gülçek Hukuk