TAKSİRLE ÖLDÜRME SUÇU BAKIMINDAN YARGITAY BOZMA KARARI
12. Ceza Dairesi 2020/12267 E. , 2024/5882 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/337 E., 2015/670 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; mahalli Cumhuriyet savcısı, sanık ve katılanlar vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve CMK'nın 231/5 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkındaki hükmün açıklanarak taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiği ve asli kusurlu sanık hakkında temel cezanın asgari hadden uzaklaşılarak tayin edilmesi gerektiğine, sanığın temyiz sebepleri; hükmü temyiz etme iradesine, katılanlar vekilinin temyiz sebepleri ise; bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanığın eyleminin TCK'nın 85/2. maddesine ilişkin olduğuna, mahkemenin takdiri indirim hükümlerini uygulamasının hatalı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 19:25 sıralarında sanık ...'in 113 promil alkollü vaziyette idaresindeki kamyonet ile meskun mahalde, 11 metre genişliğinde, tek yönlü, bölünmüş, asfalt kaplama, düz, eğimsiz, kuru zeminli, aydınlatma bulunan yolda, gece vakti seyri sırasında direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde seyir yönüne göre yolun sağında bulunan servis yolunu ayıran orta refüje çarparak aracının takla atması ve 87 metre sürüklenmesi neticesinde, araçta yolcu olarak bulunan ...'in ölümüne, ... ve ...'in kırık oluşacak şekilde, ..., ..., ...'ın ise basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralanmalarına sebep olduğu olayda, sanığın olay günü haddinden fazla yolcu alarak tek taraflı olarak direksiyon hakimiyetini kaybedip araç içerisinde bulunan bir kişinin ölümüne diğerlerinin ise yaralanmasına sebebiyet verdiği ve yaralanan kişilerin şikayatçi olmadıkları belirtilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1 maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre,
Sanığın 113 promil alkollü vaziyette, asli kusurlu olarak aracında yolcu olarak bulunan bir kişinin ölmesine, iki kişinin nitelikli, üç kişinin de basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandığı olayda; 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. maddesinde düzenlenen uzlaşma kurumu şikayet kurumundan farklı olup şikayet bir soruşturma ve kovuşturma şartı iken, uzlaşma taraflar arasındaki uyuşmazlığın yargılama faaliyeti dışında çözümünün sağlandığı alternatif bir uyuşmazlıklık yöntemi olmakla birlikte TCK’nın 85/1. fıkrasındaki taksirle öldürme suçu ile bu suçun nitelikli halinin düzenlendiği TCK’nın 85/2. fıkrasındaki suçun uzlaşmaya tabi olmayıp, TCK’nın 85/2. maddesindeki suçun bölünmesi de mümkün olmaması dikkate alındığında nitelikli şekilde yaralanan mağdurlar ... ve ... ile sanık arasında uzlaşma gerçekleştiğinden bahisle suçun bölünmesinin mümkün olmadığı gözetilerek, sanığın bilinçli taksirle bir kişinin ölümünden ve iki kişinin de nitelikli şekilde yaralanmasından sorumlu tutulması ve TCK'nın 85/2, 22/3. maddeleri gereği cezalandırılması ayrıca atılı suçun TCK'nın 85/2. maddesi kapsamında kaldığından davaya bakmakla görevli mahkemenin 5235 sayılı Kanunun 12. maddesi gereğince Ağır Ceza Mahkemesi olduğu gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesi gerekeceği düşünülmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek TCK'nın 85/1. maddesi uyarınca mahkumiyet hükmü kurulması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Antalya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılanlar vekillerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2024 tarihinde karar verildi.
Antalya avukatı Hilmi Burak Gülçek bu tür davalarda Antalya' da avukatlık hizmeti vermektedir.
Antalya avukat ihtiyacınız için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Bu kararı google profilimizde görmek ve Antalya avukat hizmeti ile ilgili google yorumlarımızı okumak için tıklayınız.
Antalya Avukatık Bürosu
Gülçek Hukuk