Makale Detay

UYUŞTURUCU MADDE TİCARETİ YAPMA SUÇU BAKIMINDAN YARGITAY BOZMA KARARI

8. Ceza Dairesi         2024/17417 E.  ,  2025/2416 K.


"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/156 E., 2024/379 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.11.2023 tarihli ve 2023/36 Esas, 2023/489 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 188/4-a, 62/1, 52/2, 52/4, 53, 54/1-4, 63. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 37.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstinaf Mahkemesi Kararı
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 26.01.2024 tarih ve 2024/156 Esas, 2024/379 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık müdafinin temyiz sebepleri; kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanığın ikamet adresinde herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığına, sanığın alt kiraya verdiği depoda ele geçen yasaklı maddelerle ilgisinin olmadığına, ele geçen suç unsurlarından sorumlu tutulmasının kanuna aykırı olduğuna, eksik araştırma ile karar verildiğine, sanığın mahkumiyetine yeterli somut hiçbir delil bulunmadığına, varsayıma dayalı hüküm kurulduğuna, uyuşturucu ticareti suçuna dair Yargıtay tarafından benimsenen kriterlerin oluşmadığına, sanığın ticaret yapmadığına, kullanıcı olduğuna, re'sen tespit edilecek sair nedenlerle sanığın beraatine, aksi halde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Oluşa ve dosya kapsamına göre, sanığın ... ofisinde çalıştığı, kendisini Müslüm olarak tanıtan bir şahsın depo kiralamak istediğini sanığa söylemesi üzerine, sanığın 1500 TL'ye kendisi için kiraladığı depoyu alt kiracı olarak 2500 TL bedelle kendisini ... olarak tanıtan şahsa kiralamak için kefil istediği, şahsın Suriye uyruklu bir kişiyi kefil göstermek istemesi üzerine bu kefili kabul etmeyip esnaf bir kefil istediği, kendisini ... olarak tanıtan şahsın ... isimli kişiyi kefil olarak getirdiği, bu kişiyle birlikte sözleşme ve senetler imzalanarak deponun anahtarının Yakup isimli kişi tarafından kendisini ... olarak tanıtan şahsa teslim edildiği, sanığın soruşturmanın başından beri değişmeyen tutarlı ifadesi ve bunu doğrulayan tanık ... ve tanık ...'un beyanları, bu beyanlarla uyumlu kira sözleşmesi, senetler ve eki kimlik fotokopisi karşısında yine sanığın savunmasını doğrular şekilde depodan ele geçen uyuşturucu maddeler ve paketleme malzemeleri üzerinde sanığın parmak izine rastlanmayıp, ... uyruklu ... isimli şahsın parmak izinin elde edilmesi, öte yandan tanık ... ve tanık ...'un sözleşmenin yapıldığı ve deponun teslim edildiği kişinin kendisini ... olarak tanıtan ve dosya içinde fotokopisi bulunan fotoğraftaki kişi olduğunu teşhis etmeleri karşısında mevcut deliller kapsamında sanığın depodan ele geçen maddeler üzerinde parmak izinin çıkmaması, savunmasının aksine uyuşturucu maddelerin bulunduğu yerin kendisinin fiili hakimiyetinde olduğuna ve uyuşturucu madde satışı yaptığına dair delil bulunmaması gözetildiğinde ceza yargılaması sonucunda mahkumiyet kararının verilebilmesi için suç oluşturan fiilin sanık tarafından işlendiğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından depodan ele geçen malzemeler üzerinde parmak izi elde edilen ve tanık ... tarafından da görüldüğü bildirilen ... uyruklu şahıs ve alt kiracı olarak sanıktan depoyu kiralayan ve sunduğu sahte kimlikte fotoğrafı bulunan, kendisini ... olarak tanıtan kişi hakkında usulünce dava açtırılması, açılmış dava mevcut ise akıbetinin araştırılarak iş bu dava ile birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı biçimde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 26.01.2024 tarih ve 2024/156 Esas, 2024/379 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Bozma nedenine göre sanığın SALIVERİLMESİNE, başka bir suçtan hükümlü ya da tutuklu bulunmadığı takdirde salıverilmesinin sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2025 tarihinde karar verildi.

 

 

 

 

 

 

Antalya' da bu tarz davalarla ilgili avukat Hilmi Burak Gülçek sizlere destek vermektedir.

Antalya avukat Hilmi Burak Gülçek

Gülçek Hukuk Bürosu

Antalya Avukatı

Bu kararı google profilimizde incelemek için tıklayınız.